“Beyaz At Nefes Almıyor!”

Tarihte hükümdarların atlarına olan sevgisi ve düşkünlüğü bilinir. Atları geçmişte ülkeleri yönetenlerin en değerlilerindendi. Bununla ilgili pek çok hikayeler anlatılır, konuşulur.

Zamanın birinde, bir ülkenin hükümdarı da atına çok düşkünmüş. Beyaz atına zarar gelmemesi için etrafındaki herkesi seferber eder, bir yandan da sürekli tembihlerde bulunurmuş. Ata bir zarar gelirse ya da ölürse bunu kendisine söyleyenin kafasını uçurabileceğini, çünkü atını çok sevdiğini ve kötü haberi öğrenirse kalp krizi geçirebileceğini söylermiş.

Sarayda herkes atın hükümdar için ne denli önemli olduğunu bilir, ona göre davranırmış. Ancak oldukça yaşlanan at günün birinde maalesef ölmüş.

Sarayda çalışanlar büyük bir telaş içine düşmüşler. Bunu krala nasıl söyleyeceklerini düşünürken içlerinden bir cengaver bir seyis bunu kendisinin ileteceğini bildirmiş. Diğer çalışanlar hayretle bu adamı izlerken, o kralın huzuruna çıkmak için haber yollamış. Kimsenin vermeye cesaret edemediği bu haberi seyisin nasıl vereceği merak ediliyormuş.

Seyis kralın yanına varmış. Önce selamını vermiş ve krala bir şey söyleyeceğini bildirmiş. Kral dikkatle seyisi dinliyormuş. Seyis:

“Haşmetli hükümdarım sizin beyaz at var ya!” demiş.

Kral iyice meraklanmış ve devam etmesini istemiş.

“İşte o at yere yatmış, ayaklarını havaya dikmiş ve gözleri kapalı halde… Ayrıca hiç nefes de almıyor.”

Kral heyecanla cevap vermiş.

“Seyis efendi! Desene bizim beyaz at öldü!”

Seyis üzüntüyle cevap vermiş.

“Aman hükümdarım o nasıl söz. Gördüğünüz gibi bunu ben değil, siz söylediniz.” Demiş.

Seyis bu akıllıca söylemiyle kral tarafından öldürülmekten kurtulmuş elbette…

Hayatta neyi, kime, nasıl söylediğimiz önemlidir. Söyleme şekli olayın gidişatını ve sonuçlarını etkileyebilir, değiştirebilir. Konuşurken hangi kelimeleri seçtiğimiz, karşımızdaki üzerindeki etkileri için önemlidir.

Sitemizde yer alan Baltamızı Yeterince Biliyor muyuz? Başlıklı yazı da ilginizi çekebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir